Haziran 04, 2011

Herhangi birşey için "tutku besliyor muyum" diye düşünürüm yıllardır...

Hala bulamadım cevabını. Öyle birşey ki bu, mesela sabah senin 2 saat erken uyanmanı sağlayabilir. Gık demezsin. Kendini adadığın şeydir sonuçta. Kendi kendime en azından birkaç seçenek yaratsam da, denemeye korkuyorum.

17-18 yaşında girdiğin dangalak bir sınavdan sonra okuman, meslek edinmen ve o mesleği icra etmen beklenir o kadar sana harcanmış olan emekten sonra. Seninse en kısa vadeli amacın okuldan mezun olabilmektir bir an önce. Mezun olduktan sonra çalışma hayatı. Belki de o zamana kadar doğru dürüst düşünmemişsindir o işi 25 yıl kadar yapmak zorunda kalacağını. Birgün "Daaaaaaaaaannnk!" eder kafana. İç sıkıntısı başlar, ve moralini düzeltmek için dünyadaki en şahane çikolata bile nafiledir. Bokunu yemiş kumru gibi düşünmekteyim.

Bu meslekte fark yaratacak insanlardan biri olamayacağımı anlamış bulunuyorum. Yapı itibari ile pek de uygun değilmişim bu mesleğe, sanırım sonunda yüzleştim bu gerçekle. Yerini ne ile doldurabilirim, işte can alıcı soru bu. Üstüne üstlük bir de İstanbul'dan sıkıldım. Başka bir şehir hatta ülkede yaşamanın hayalini kuruyorum içten içe.

"Nerede değilsem orada iyi olacakmışım gibi"

Belki kendimle ilgili hayalini kurduğum tüm herşey orada gerçekleşirmiş gibi geliyor. Yeni birşeyler de denemek istiyorum. Yeni bir başlangıç. Ruhumu harekete geçirebilecek herhangi birşey.
Tepkiler:

2 yorum:

  1. valla sen meslekte ve şehir de nereye gider ve de değişir misin bilemem ama aylardır hiç tanımama rağmen hergün mutlaka blogunu bir kez açan biri olduğunu biliyorum kendimden:) Bu da en azından sana 'anlattıkların ve de anlatacakların' ne olursa olsun "yazı"ya tutkuyla! bağlanman gerektiği işareti olabilir belki. İi ki varsın en azından benim için. (hemcinsinim biseksüel değilim)

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkürler yazdıkların için. İşten geldim demin, ruh gibiydim, canlandım birden ne yalan söyliyim. Son cümle de pek sevimli by the way:)

    YanıtlaSil