Mart 08, 2011

Fitness'a başladım, ilk günümdü, yorgunluktan ölmek:)) Hatta bir ara bedenimi kros makinasının üzerinde bıraktım, ruhum salonda dolaşmaya başladı, beyaz ışığı göremediğm için bu entry'yi girebildim bu akşam:))

Bir de üyelik mecburi 1 senelik, verdik parayı kuzu kuzu, şimdi s.kseler gene giderim sırf paranın hakkını veriyim diye:)) En azından saunaya girip domuz gibi terlemek ya da havuzda sırt üstü uzanıp ayak parmaklarımı oynatışımı herkese izletmek için:))) Herkesin motivasyonu farklı. Kimi "benden Adriana Lima çıkar mı lan" diye gidiyor, kimi de bnm gibi piknik tüpü ebatlarından sıkılıyor.

Bir de vücut analizi kısmında bir bacağımdaki yağ oranının diğerinden farklı olduğunu öğrendim ve acayip şaşırdım, "belki bir sakatlık geçirmişsinizdir de böyle bir fark olmuştur" dedi yakışıklı trainer Gökhan. Kafadan sakatlığım haricinde pek bir sorun bende- onu da genelde göstermemeye çalışıyorum millete dışlanmiyim diye- ama inceden bir şok olmadım değil, evlatlık olduğumu söyleseler bu kadar olurdu anca! Tüm trainer'ların gideri var bu arada, ulan hepsini (erkekleri tabi) doğumgünüme çağırsam mı acaba, havuç suyu içer, kereviz dişler, six packs'lerden konuşurduk:))

Spor salonlarında bana en eğlenceli gelen enstantane de şu vücut yapmış fit tiplerin böyle "uff kahretsin ne acayip bir şeyim ben böyle" havalarında ellerinde eldiven, omuzlarına atılmış havluyla salonun içinde kasılarak dolaşmaları:) Kendilerini kızlara pazarlamaya çalışıyorlarmış gibi. Bir burnu havadalık var sorma, bilirsin zaten o tipleri.

Merak etme okur, Madonna ya da Cam.Diaz olmaya niyetim yok, terminatrix gibiler. Amaaan ne takıcam zaten kafaya, bayıldık madem parayı, tadını çıkarmalı, en azından cafe'si güzel, oturup patates kızartması ve bira yaparım:p
Tepkiler: